Bu terim “esnek” anlamına gelen “fleksi” ile vejetaryen kelimelerinin birleştirilmesi sonucu oluşmuştur. Bu nedenle fleksitaryenlere esnek vejetaryenler de denebiliyor. Genellikle hayvansal gıda tüketimini azaltmak isteyen fakat bunda zorlanan kişileri fleksitaryen olarak görebilirsin. Et, köfte gibi hayvansal gıdaları tümüyle bırakmadan sebze – meyvelere, tam tahıllara ağırlık vererek yaşayan fleksitaryenlerin bu açıdan kesin kuralları yoktur.
Fleksitaryen beslenme biçiminde daha çok sebze – meyve, baklagile odaklanmak, hayvansal ürünler yerine bitkilerdeki proteine odaklanmak, zaman zaman et ve hayvansal ürünler de tüketebilmek, rafine şeker ve tatlıları azaltmak, en doğal yiyecek formlarını tüketmeye çalışmak bulunuyor.
Diyetin ileri aşamalarında ise haftanın 3 – 4 günü vejetaryen beslenme düzenine geçilebiliyor.
Özetlemek gerekirse: Fleksitaryen beslenme düzeninde et yemek tümüyle rafa kalkmaz fakat ne kadar yenilebileceği üzerine bazı kurallar vardır. Mesela bunlardan biri: Diyete yeni başlayanlar haftada iki gün et yemeyi bırakabiliyor. Diyetin son seviyesinde ise haftanın 5 günü et tüketmeden geçiriliyor.